Barış Klinik

Botoks (Botulinum toksini), Clostridium botulinum adlı bakteriden elde edilen bir çeşit toksindir. Botoksun, yani bu iyi huylu toksinin, sinir uçlarında iletimi sağlayan maddelerin salınımını engelleyip, sinirler ile hedef organı arasındaki iletimi durduran bir etki mekanizması vardır. Botoks uygulaması sonucu sinir iletiminin durması, verilen emirin yerine getirilememesi, sinirin ulaştığı organın işlevlerinin azalmasını ya da tamamen kaybolmasını sağlamaktadır. Laboratuvar ortamında da üretilebilinen botoks-botox uzun yıllar medikal tıpta değişik tedavi ve hastalıklarda kullanılmış olup günümüzde estetik ve kozmetik amaçlı uygulamalar sınıfında oldukça popüler hale gelmiştir.

Botoks’un etki mekanizmasından tıpta birçok alanda yararlanılmaktadır. Plastik cerrahi  ve kozmetik alanında ise genellikle mimik kaslarının hareketleri ile ortaya çıkan yüzdeki mimik kırışıklıkları, çizgileri azaltmak ve aşırı terleyen bölgelerdeki terlemeyi azaltmak amacı ile kullanılır.

Son yıllarda ABD den gelen istatistiki veriler; botoks (bt-x) uygulamasının en fazla yapılan, yine en fazla uygulamada artış gösteren medikal estetik tedavisi olduğunu göstermiştir. Ülkemizde de aynı yönlü veriler bulunmaktadır. Hala bazı insanlar botoksun adını hiç duymamış bile olsa, bu durum çok hızlı bir şekilde azalmaktadır.

Alın Botoksu: Alın bölgesi yüzdeki kırışıklıkları ve mimikleri en fazla gösteren alanlardan biridir. Buradaki yatay kırışıklıklar alın botoksu uygulamasıyla düzelmektedir. Alın bölgesi botoksu uygulaması yapılırken, kaşların ve göz kapakların durumu dikkate alınır. Bazen kaş kaldırma botoksu ile kombine edilmelidir. Alın botoksu sıklıkla kaş arası botoksuyla birlikte uygulanır.

Gözler, ruhun ve sağlığın aynası ama aynı zamanda yüzün en nazik bölgesidir. Çünkü göz çevresindeki deri yüzün diğer kısımlarından 7 kat daha incedir. Göz çevresi dış etkenlere aşırı duyarlı ve kırışıklıklara açık bir yapısı olduğundan yüze uygulanan krem ya da maske bu bölgeye zarar vereceğinden göz çevresi için özel ürünlerin kullanılması gerekmektedir.

Güneş, stres, sürekli bilgisayara bakmak, yorgunluk ve uykusuzluk, yapay ışıklandırma, alkol tüketimi, böbrek hastalıkları, kansızlık gibi bir sürü etken göz altlarını derinin diğer yerlerinden daha fazla hırpalar. Sağlıksız görüntüye sebep olan koyu lekeler, morluklar oluşur. Bu sebeple göz çevresini mümkün olduğu kadar erken korumaya başlamak gerekir. Nemlendirmek, beslemek ve çevresinin elastikiyetini korumak için gerekli bakımlar yapılmalıdır.